Köy Kahvesi
Bürüksel Lahanasına Hayır!

Bir Daha Da Gitmem Seçime!

29 Mart, Seçim, AKP, CHP, MHP, Belediye, Yerel Seçim


29 Mart seçimleri, Davos'ta İsrail'e "one minute(s)" diyen başbakanımıza milletin de aynı cevabı vermesiyle nihayete erdi. Seçim gecesi yaptığı konuşmada, aldığı sonuçla yıkıldığı yüzündeki yorgun ifadeden belli olan başbakanımız yaptığı açıklamada adeta "Bir daha da gitmem seçime!" der gibiydi.

Artçı depremler bakanlarla tekrarlandı. Eski içişleri bakanı Aksu ve devlet bakanı Tüzmen birbirinden ilginç gaflara imza attı. Bu seçim adeta, daha önce demokrasi demokrasi diye bağıran AKP'de taşları yerinden oynattı. Nitekim Aksu seçimi "Bu sonucu aklım almıyor!" diyerek özetledi.

Bu seçimin diğer önemli taraflarından biri de tarihin en başarısız seçimlerinden birinin yapılmasıydı. Oy pusulaları kayboldu, adaylar ve taraftarlar öldü ve öldürüldü, sokaklarda şiddet görüldü! Oy pusulaları belediye araçlarıyla taşındı, görevliler linç edilmekten zor kurtuldu! Kazanan başkan, kaybeden aday için helva dağıttırdı. Ve en önemlilerinden biri de yılların siyasetçisi Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin trajik kazasıydı.

Bu kazanın trajedisi ayrıntılarında gizli. İlk ve en önemli ayrıntı Yazıcıoğlu'nun neden hayatında ilk defa helikoptere bindiği? Cevap çok basit! Devlet imkanlarını seçimde çokça kullanan başbakanımız zorladı. Başbakan mitingden mitinge koşarken, bir günde birden fazla şehirde miting yapmaya çalışırken diğer siyasetçileri de buna zorladı. Seçimde geri kalmamak için helikopter kiralamak zorunda kalan BBP de ilk defa bir mitinge yetişmek için, her ne şekilde olursa olsun başkanını kaybetti. İşin en ilginç yanı ise, başkanın helikopterle miting yapmak üzere gittiği ilçede BBP ilk üçe bile giremedi. Yine bu kaza, ülkemizin acil bir durumu yönetmekten, koordinasyon kurmaktan ne kadar aciz olduğunu gösterdi.  Daha kaza anında vali, yaralılar hastahaneye kaldırıldı diye açıklamalar yaptı. Bir bulundu dediler bir kayıp. Bu böyle günlerce sürüyordu ki, bu duruma üzülerek aramaya koyulan 17 tane köylü enkaza ulaşabildi. Yüreği tertemiz köylü, Habertürk spikeri bayanın "E sizin canınız ne olacak, öyle kazakla falan ekipmansız nasıl çıktınız oraya?" benzeri sorusuna, "Yenge ne yapalım, din kardeşiyiz, canımız sağolsun!" diye yanıt verdi.

Bir zamanlar şişme dudaklı bir manken "Dağdaki çobanla benim oyum bir mi?" diye feryatlar dökmüş, güzel sarı saçlarını yolmuştu sinirden. Sınıf sisteminin, köleliğin yıkıldığını, tüm insanların eşit olduğunu hala anlayamamış bu burjuvaların unuttuğu şey, sistemi çökerten devlet büyüklerimizi getirenlerin dağdaki çoban değil şehirdeki çakal olduğuydu. Dağdaki çoban hepimizden daha çok devletinin bekasına düşkündür. Hükümet partisinin seçmen bürolarına park eden arabaların Mercedes'lerden, adını söylemeye dilimizin dönmediği ciplerden geçinmediği, o seçmen bürolarının önünde bir tane bile doğan ya da doğan görünümlü şahin göremediğimiz gerçeği bunu apaçık gösteriyor.

Köy kahvelerindeki çobanların değil, rant peşinde koşan çakalların seçimiydi bu seçim. Ufak tefek sarsıntıların haricinde pek de değişen bir şey olmadı.

Seçtiğimiz ve ödün verdiğimiz şeyler... Yine seçtik, ama neyi?

01 Apr 2009

(1)



Brüksel Lahanasına Hayır!!!


Sponsor Links


Last Posts

Bir Daha Da Gitmem Seçime!
Şehitlerimizin Sorumlusu Kim?
Atatürk'ü ve Cumhuriyeti Sevmekle Suçlanıyorum
Yeni Vergiler ve Deli Dumrul Yasası
Devletin Parasıyla Devletten Şirket Satın Aldılar!

Tags

Siyaset, turkuvaz, yeni vergiler, yök, çalık, Gündem, Türkiye, vergi, vakıflar yasası, Ergenekon, atv, rte, işsizlik, yusuf ziya özcan, kukla, Seçim, abdullah gül, bürüksel lahanası, türban, park vergisi, Emin Gürses, tayyip, Terör, 29 Mart, Belediye

Comments

 inebolu: "Seçtiğimiz ve ödün verdiğimiz...
 Delphi: "Ergenekon davası"nı "Google (...
 inebolu: Tüm dünyanın locadan izlediği...
 koykahvesi: EDİRNE (A.A) - ''Ergenekon sor...
Yasemin: Boyle onemli isimler Turkiye'y...

Search